Suçlu Suriyeliler mi? - Ercan AYİN
Bizimle etkileşime geçin

Suçlu Suriyeliler mi?

Görüş

Suçlu Suriyeliler mi?

[Okuma Süresi: 2 dk] Suriyeliler sorunu… İKİNCİ GÖRÜŞME SONUNDA B, F ve negatif olmak üzere kararlar verilir. …sorunları ortadan kalktığı zaman geri gönderilebilecekleri anlamına gelen F oturma izni alırlar.

Suriyeliler sorunu… ─ Gülse Birsel, bugünkü yazısında Suriyeli mülteciler hakkında, bence, çok güzel bir yazı kaleme almış. Saçma sapan eleştirilerin yanı sıra aldığı sağduyulu tepkiler ile sosyal medyada gündemin ilk sıralarına taşınmış.

Değerlendirmelerindeki haklılıkları ile birlikte yazısının sonundaki “Ama 4 milyon insan gelmiş ve gelmeye devam ediyor. Ne yapacağız? Ne?” sorusu çok önemli…


Bu soruyu Avrupa ve özellikle İsviçre’de uygulanan sistemi anlatarak cevaplandırmaya çalışacağım.

Suriye’deki savaş öncesinde de mülteciler için cazip olan Avrupa; bu sorunu sistemli, tavizsiz ve de sabırlı politikalarla çözmeye çalışmıştır. Ülkemizdeki güncel durumla kıyaslayınca başarılı olduklarını söyleyebiliriz.

Mültecilerle ilk mülakat

İsviçre’ye herhangi bir sebepten dolayı gelen bir mülteci, ne kadar gizlense de, bir süre sonra tüm bilgileri kayıt altına alınarak, geçici olarak bir kampa alınırlar. Bu kamplar farklı kantonlarda olup, yarı açık cezaevi statüsündedirler. Burada konakladıkları süre boyunca (son göçmen yasası öncesi maksimum 3 ay) cep telefonu, internet vb. iletişim araçlarını kullanmaları ve resim çekmeleri yasaktır. Bu aşamada kimlik bilgileri, parmak izi netleştirildikten sonra ilk görüşme – mülakat gerçekleştirilir.

Sebepleri inandırıcı bulunmayanlar veya Dublin yasasını ihlal edenler sınır dışı edilirler.

İlk görüşmede, kişiye geliş sebebi, yolculuğu ve ailesi hakkında sorular sorulur ve takip eden günlerde daha özgür yaşayabileceği ikinci kamplara sevk edilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta mültecilerin sürekli kontrol altında olmalarıdır. Başvurularının sonuçlanmasında büyük rol oynayan ikinci görüşmeye kadar üçüncü bir kamp yaşamına dahil edilir ve entegrasyon sürecinin ilk adımları atılır.

ENTEGRASYON SÜRECİNDE, mülteciler temel dil kurslarına gönderilirler ve kendilerine cüzi bir harçlık verilir. Haftanın bir günü imza vermek suretiyle bu harcırah süreç sonuna kadar devam eder.

İlk altı ay (bazı kantonlarda bu süre değişiklik gösterebilir) sonunda çalışma izi verilse de iş piyasasında öncelik bakımından son sıradadırlar. Bu yüzden istihdam veya ücretleri düşürme gibi bir tehlike arz etmezler. Ancak burada kacak çalışma imkanlarının olduğunu ve bunun da çok ağır yaptırımlarının bulunduğunu belirtmeliyiz.

İKİNCİ GÖRÜŞME SONUNDA B, F ve negatif olmak üzere kararlar verilir. Özellikle ülkemizdeki Suriyeliler gibi mülteciler; sorunları ortadan kalktığı zaman geri gönderilebilecekleri anlamına gelen F oturma izni alırlar.

Suriyeliler sorunu

Hangi oturum izni verilirse verilsin, kişilerin ülkeye entegresi danışmanlar vasıtasıyla takip edilip, aksi durumda davrananların hakları geri alınabilir. Ayrıca bu zaman zarfında reşit olmayanların eğitimlerine devam etmeleri sağlanırken küçük yaştakiler için zorunludur.

Ülkemizdeki Suriyeli sorununun temeli maalesef bu tarz bir sürecin sağlıklı işletilmemesidir. En basit bir ifade ile kamplarda kayıt, konaklama ve entegrasyon aşamaları takip edilebilseydi şuan daha farklı şeyler konuşuyor olabilirdik.

Ülkesine giden mülteci geri dönemez!

Suçlu Suriyeliler mi?
Suçlu Suriyeliler mi?

Diğer bir önemli husus ise, tatil için dahi olsa, ülkesine giden bir mülteci tüm kazanımlarını kaybeder. Zira o hakları kazanmasının temel sebebi; ülkesinde yaşama imkanlarının olmamasıdır. Ancak ülkemizde diğer aşamalar uygulanmadığından bu kısımda boşa çıkmaktadır.

Suriyeliler önce devletin misafiridir!

Savaştan kaçıp ülkemize sığınan Suriyeliler tabi ki bizlerin misafiridir ama öncelikle devletimizin misafiridir. Bu sebeple devlet öncelikle görev ve sorumluluklarını yerine getirmelidir. Vatandaşlar da bireysel olarak değil , dernek ve vakıfların çatısı altında yardımlarını yapmalıdır. Ancak bu şekilde sayın Birsel’in sorusu yanıtsız kalmaz.

Ercan AYİN

1973 yılında Elazığ- Karakoçan'da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimlerini İstanbul'da tamamladı. 1991-1994 yılları arasında İstanbul Üniv. Fen Edebiyat Fakültesi Fizik bölümünde eğitim gördükten sonra 1994-1998 yıllarında Dumlupınar Üniv. Bilecik İ.İ.B.F İktisat bölümünden mezun oldu. Kısa bir süre öğretmenlik ve ardından 13 yıl özel bir şirkette Finans Yöneticiliği görevinde bulundu. Bu süre zarfında birçok site için yazdığı makalelerin yanı sıra, "dbyhaber.com" internet gazetesini yayınladı. Yurt dışında ekonomi ve medya eğitimlerine katılan Ayin, Almanca yayın yapan bir gazetede yazarlık yapmaktadır.

Yorum yapmak için tıklayın

Hemen bir yorum yapın!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

Biraz daha Görüş

Hızlı Dolaşım (!)

Reklam Alanı Kadraj Akademi Youtube kanalı
To Top