Greenpeace Türkiye "prensipte" güven vermiyor! - Hüseyin ŞENSU
Bizimle etkileşime geçin

Greenpeace Türkiye “prensipte” güven vermiyor!

Görüş

Greenpeace Türkiye “prensipte” güven vermiyor!

[Okuma Süresi: 6 dk] İlginç şekilde, Greenpeace Türkiye “ilkeler bağlamında” güven teşkil etmiyor kanaatime savrulma hikayem…

Bu yazının başlangıcı, bir Greenpeace Türkiye kampanyasına elektronik imza desteği vermem oldu. Form bilgilerinde yer alan iletişim numaramdan Greenpeace Dergi aboneliği teklifi için arandım. Buraya kadar anormal bir şey yok…

Ama Greenpeace’in çevre duyarlılığına değindiğini belirten temsilciye, yine çevre kaynakları tüketilerek üretilen (dergi ile kâğıt) bir ürüne abone olarak destek veremeyeceğimi belirttim. Bunun, prensip olarak tuhaf olduğunu; yerine dijital kampanyalar ile bilinçlendirme yapabilmek gibi bir amaç için bağış talep edilmesi gerekmiyor mu, diye sordum.

Bam, bam, bam!.. Ne öğrendim? Greenpeace sivil toplum kuruluşu değilmiş! Siz benim cahilliğime bakın hele! Sorulmayacak bir soru yönelttim sanırım…

Katılım gösterdiğim Greenpeace Türkiye imza kampanyası
Katılım gösterdiğim Greenpeace Türkiye imza kampanyası

Eşeğin aklına karpuz kabuğu kaçarsa ne olacak? (Eşek ben oluyorum) … İşte bu yazı için araştırma ve okuma yapacak.

Kurumsal internet sitelerinde Kâr Amacı Gütmeyen bir kuruluş görünümündeki GREENPEACE, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kamuya açık kayıtlarına göre “GREENPEACE AKDENİZ BASIM VE TANITIM HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ” unvanıyla ve “517171” ticaret sicil no ile Kâr amacı faaliyeti gösteren bir şirket.


Türkiye'de, Greenpeace Türkiye bir şirket olarak faaliyet göstermektedir.
Türkiye’de, Greenpeace Türkiye bir şirket olarak faaliyet göstermektedir.

1992 yılında Türkiye’de faaliyete başladığını belirten bu şirket, “Greenpeace Dergi” aboneliği satışı ile finans kaynağı sağlıyor. Konu gayet net!

Doğal olarak “dernek, vakıf” gibi hukuksal zemindeki STK (Sivil Toplum Kuruluşu) vasfı olmadığı için BAĞIŞ toplayamıyor

Bu sebeple bağış kavramıyla dergi aboneliğine yönlendiriyor.

Devam edelim…

Tescilli Greenpeace ticari markası  

Greenpeace amblemi
Greenpeace amblemi

Türk Patent Kurumunda ise ticari faaliyetini yürüteceği GREENPEACE markası, Hollanda Ticaret Odasına “41200515” no ile kayıtlı STICHTING GREENPEACE COUNCIL (Greenpeace Vakıf Konseyi) tarafından; 94018 tescil no ile 16 / 25 nice sınıflarına, 2006 60190 tescil no ile 41 / 42 / 45 nice sınıflarına kayıt edilmiş.

Bu noktada akıllara gelen ve sık sorulmayan sorular” bölümü olmamasını doğal karşıladığımız greenpeace.org sitesinde “cevabı yer almayan” soru ise şöyle olmalı:

Tüm dünyada çevre suçlarına karşı kampanya yürüttüğünü belirten “bu topluluk”, Türkiye’de neden bir dernek veya vakıf değil?

Uluslararası Dernek veya vakıflar Türkiye’de şube açabilir, faaliyet gösterebilir!

Yani, yabancı dernekler; temsilcilik veya şube açma, iş birliği yapma, dernek veya üst kuruluş kurma gibi Türkiye’de doğrudan faaliyette bulunmak için başvuru yapabiliyor.

Kaynak

Mesela; Greenpeace, Türkiye’de 132 adet “Faaliyetine İzin Verilen Yabancı STK’lar Listesinde” yer alan STK’lar gibi faaliyet gösteremez mi? Başvurursa gösterir… Bir engel yok!

Ama konu, şirketin Türkiye’deki faaliyetini Enerji, Toksik Atık Ticareti, Toksik Maddeler, Denizler ve Nükleer Silahsızlanma konu başlıkları altında topladığı şu açıklamasından anlaşılabilir:

Greenpeace’in gücü, eylem ve kampanyalarımızla ilgili haberleri insanlara ulaştıran, yetkililere çözümler için baskı uygulayarak bizi destekleyen bireylerden gelir.

Greenpeace'in gücü... “Bu Greenpeace eylemleri nasıl sonuçlanıyor acaba?”
Greenpeace’in gücü… “Bu Greenpeace eylemleri nasıl sonuçlanıyor acaba?” ─ Kaynak

Greenpeace’in gücü, bizi destekleyen bireyler!

Ben açıklamayı kendi sayfalarında okuyunca irkildim. Neden? Açıklamanın alt okuması bana göre şöyle oldu:

Size sattığımız dergi ve onu destekleyecek elektronik araçlarla popülarite yaratarak hedef gösteririz… Sizler de yine tescilli markamızın basılı olduğu tekstil ürünleri ve bağlı olarak markamızın ismini sloganlarınızda kullanarak gönüllü eylem yaparsınız!

Hal böyle olunca daha bir meraklandım ve “Bu Greenpeace eylemleri nasıl sonuçlanıyor acaba?” diyerek, eskiye doğru karşıma çıkan ilk haberi değerlendirmeye aldım.

Greenpeace Şirketinin “Yutmayız kampanyası!”

Bu kampanya Keskinoğlu firmasının açtığı dava ile sonuçlanmış. Peki, Greenpeace firması tam olarak bu noktada ne yapmış? Sadece yayıncılık faaliyetine devam etmiş… Nasıl? “Yutmayız” haberi ve kampanya sayfasıyla gündeme devam ederek.

Oysa garip olan şey, kampanya sayfasında yer alan “Keskinoğlu, Greenpeace’e dava açmıştı” ifadesi!

Konuyla ilgili olarak şu habere de bakmakta fayda var… Başlık şöyle Greenpeace Üyelerine Beraat! Ama dikkat edin…

Haberin detayında belirtildiği üzere mahkeme “sanıklar A. Ö., A. U., E. Ü. M. ve M. E. K.’in beraatine” hükmetmiş.

Haberdeki Greenpeace ifadesi “bir tanımlama”, hukuki olarak firma ortalıkta yok! Firma olarak kampanya sayfasında “Beraat ettik” gibi “sahiplenici” bir ifade de yok.

Neredeler?

Kaldı ki, üye olunabilecek bir “Greenpeace” kurumu yok ki, Türkiye’de. (Bununla ilgili yazının sonunda ek bilgi yer alıyor.)

Diğer bir açıdan bakınca firmanın konuyla zaten alakası yok! Dergi yayıncılığı faaliyeti gösteren, bir yer sağlayıcı gibi, tescilli markasının tesktil ürünleri bulunan herhangi bir firma…

Eylemi yapanlar bireysel olarak faaliyete geçip Keskinoğlu firmasıyla davalık olmuş!

Ne demişti Greenpeace Şirketi?

“Greenpeace’in gücü, bizi destekleyen bireylerden gelir.”

Aynen öyle!


Firmanın yaptığı şey; bireylerin doğa, insan, sağlık ve çevre gibi duyarlılıklarını kullanarak aidiyet – sahiplenme duygusu yaratmak. Güzel bir şey mi? Tabii ki güzel…

Ama…

Bu yöntemle oluşturacağı kitleye “Enerji, Toksik Atık Ticareti, Toksik Maddeler, Denizler ve Nükleer güç” gibi uluslararası stratejik alanlarda, bireyler üstü asıl amacının ne olduğunu hesaplayamayacağımız hedefler gösterebilir mi?

Evet…

Ve benim anladığım şekliyle dava bile edilmez!


Elbette ki, şirket böyle bir niyette değildir. Ama düşününce bu mümkün mü, ne yazık ki evet!

Kritik not: Bu hayat, bir pazarlama yaşamından ibarettir… Bunu kafanıza kazıyın!

Greenpeace‘in ilginç finansal gücü…

Öncesinde Türkiye’de “GREENPEACE, SHELL’E ORTAK OLDU” haberleriyle gündeme gelen Greenpeace Türkiye şirketi, bu konunun yanlış anlaşıldığını da şöyle ifade ediyor:

Greenpeace, Shell’in hissedarlar toplantısına katılmak için gerekli olacak kadar hisse satın almış, bu toplantıya katılarak Shell’in diğer hissedarlarına şirketin yaptığı kirli yatırımları, çevreyi nasıl kirlettiğini ve neler yapılması gerektiği anlatılmış ve artık petrol çıkarmaktan vazgeçilmesi gerektiği hatırlatmıştır. Bu hisseler satın alınırken üyelerimizin paraları kullanılmamıştır. Hisseler banka kredisi ile KÂR ya da ZARAR etmemek koşulu ile alınmıştır ve toplantının hemen sonrasında hisseler kâr edilmeden satılmıştır.

Üye parası kullanmadan ya da nasıl bir teminat gösterilmiş olabilir ki, SHELL gibi bir firmada söz sahibi olabilecek kadar hisse senedine yetecek kredi çekilebilsin?

Bu meblağlarda krediler“, misal, Doğan Holding’in satışındaki rakamlardan çok daha fazla demektir. Evet! Çok ciddi finansal teminatlar veya aklımızın almayacağı bağlantılar gerektirir!

Üstelik, gücünün kaynağını “bizi destekleyen bireyler” ifadesiyle sınırlarken!

Bu, “üyelerin dahil olmadığı bir güç o zaman!” demek için fazla düşünmeye gerek kalmıyor.

Ürküten… Rahatsız eden bir güçten bahsediyoruz.

Bu tür açıklamalar, tanımlamalar, masumiyet jargonu önemli olmakla birlikte; GREENPEACE Şirketini, Türkiye faaliyetleri konusunda kanaatimce masum kılmıyor!

Dahası Greenpeace Şirketi, kâr amaçlı her şirket gibi faaliyet gösterip bunu kamu yararına kuruluş faaliyeti olarak ima etmesi ile karşı karşıyayız.


Greenpeace aktivistleri Türkiye'de bir BP istasyonu önünde destek amacıyla pankart açıyor - Kaynak: Greenpeace Türkiye
Greenpeace aktivistleri Türkiye’de bir BP istasyonu önünde destek amacıyla pankart açıyor – Kaynak: Greenpeace Türkiye

Greenpeace Türkiye nedir?

Bu soruyu, kurumun Türkiye’deki hukuksal şekli ile cevaplamak gerçekten zor…

  • Denetlenme şekli ticari, STK denetlemelerine bağlı olamaz… Dernek olmadığı için! Doğal olarak çevre örgütü olarak tanımlanamaz.
  • Bu bağlamda, resmi bir stk örgütlenmesi yok. Sokaktaki her hangi bir kalabalığın bir köşede toplanıp, oluşturacakları bir kitleyi, bir ticari marka ismi ile tanımlamaya çalışmasıyla aynı şey.
  • Veya kalabalığın dışındaki başka bir etken gücün, doğal veya örgütleyerek oluşturacağı bir kalabalığı, kendi ticari markasına aidiyet duymasını sağlayarak sevk idare etmesi… “Bugün şu köşede, yarın öteki köşede durun” deyince, bu talimatı yerine getiren bir kalabalık da denilebilir.
  • Aynı zamanda yayıncılık bağlamıyla çevre haber ajansı denilebir.

Nihayetinde, destek anlamında kullanılacak “Üyelik, Greenpeace üyeleri…” gibi kavramları reel olarak kullanmak mümkün değil!

Çünkü bir şirkete üye olamazsınız. Ancak çalışan olabilirsiniz ya da ortak falan… Bahse konu bu üyelik ve destek verme işi bir dergi aboneliği sadece. Bunun da hesabı, “Vergilerini ödüyorlar mı?” sorusunun cevabını tespit etmek için “vergi dairesince” tutuluyor.

Fakat, Türkiye’nin hukuki tüzel kişilik ve ticari imkanları farklı yönde kullanılıyor sanki…

Peki,

  • Başlattığı kampanyalar (eylemler) sonucunda, stk kimliği olmadığı için Greenpeace marka ismi kullanılan “bireysel girişimler” ve “mahkemeye gidenler” sadece “kişilerdir”, şirket değil.
  • Türkiye’de 40TL, 80TL, 120TL, 160TL bedelli dergi aboneliği ile 50 Bin destekçisi (kurumsal web sayfalarında verdikleri rakam) olan GREENPEACE, bana göre; prensip olarak, Türkiye’de söylemiyle hukuksal varlığı çelişen…
  • Faaliyet raporlarına bakınca;
    • 2015 yılı net satış: 12.517.267,07 TL / net kâr: 3.034.802,53 TL
    • 2016 yılı net satış: 11.400.470,49 / net kâr: -304.989,60 TL
    • 2017 yayınlanmamış,
    • 2018 yayınlanmamış,
  • Her şirketin ortak amacı gibi “Kâr amacı güden bir şirket” olduğu açıkça belirtilmeyen, sivil toplum kuruluşu görünümünde ki “bir şey?”

Durum buysa…

  1. Varlığının bir tüzüğe dayanmaması,
  2. Limited Şirket olarak, “sermaye sahiplerinin” amaçlarına hizmet edecek politika ve yetkilendirmesine bağlı,
  3. Doğal olarak yönetimin genel kurul seçimiyle tayin edilemeyecek olması,
  4. Dernek / vakıf örgütlenmeleri kanununca yapılan denetim ve kontrollerinden bağımsız olarak “STK” yapısının dışında kalması,

… gibi hemen sıralayabileceğim sebeplerle,

İlkeler bağlamında Greenpeace Türkiye oluşumunu eleştiriyorum.
İlkeler bağlamında Greenpeace Türkiye oluşumunu sorguluyorum

Kanaatimce, “ilkeler bağlamında” güven teşkil etmiyor…

Greenpeace TürkiyeGüvenilir mi, ikiyüzlülük mü yapılıyor, anlayamayacağımız kadar ince hesapların Türkiye’de yürütülen bir projesi mi…” gibi soruların açık hedefi haline gelmektedir!

Kritik soru: Bu işi neden usulünce yapmıyorlar?

Ben aklıma takılan sorunun cevabı için yaptığım araştırmayı; Greenpeace Türkiye faaliyetinin finansman yapısı, örgütlenme şekli ve yönetimi bağlamıyla yazdığım bu yazı ile yorumlayıp sizlerle paylaştım.

Öte yandan Türkiye’de haberlere yansımış, Greenpeace’nin hukuksal varlığı ve faaliyetleri arasında yaşanmış hukuki bir sorun da gözlemlemedim.

Sonuç olarak; bu yazıyı Greenpeace Türkiye’ye her hangi bir şekilde destek vermek veya vermemek yönündeki tercihinizi etkilemek için köşeme taşımadım. İlkeler bağlamıyla, “Usulünce gerçekleştirilmeyen bir faaliyet olduğu kanaatimi” dile getirmek istedim.

http://www.greenpeace.org/turkey adresini ziyaret ederek greenpeace iletişim, greenpeace eylemleri, greenpeace türkiye projeleri, greenpeace türkiye, greenpeace nedir, greenpeace ne yapar, greenpeace amacı, greenpeace kuruluş amacı, greenpeace projeleri, greenpeace dergi hakkında ilk ağızdan bilgi alabilirsiniz.

Haftaya Perşembe günü köşemde buluşmak üzere.

Hüseyin ŞENSU

A gerçekler padişahı, benim gibi bir münâfık gördün mü sen? / Dirilerinle diriyim, ölülerinle ölüyüm ben.

Yorum yapmak için tıklayın

Hemen bir yorum yapın!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

Biraz daha Görüş

Hızlı Dolaşım (!)

Reklam Alanı Kadraj Akademi Youtube kanalı
To Top