İslam iktisadı : insan odaklıdır - Ercan AYİN
Bizimle etkileşime geçin

İslam iktisadı : insan odaklıdır

İslam iktisadı : İnsan Odaklıdır (1)

Analiz

İslam iktisadı : insan odaklıdır

[Okuma Süresi: 2 dk] İnsanı merkeze alan İslam iktisadı nda ise; eşitlikten önce adalet kavramı ön plandadır. Yani ne güçlü kişi ne de bir devlet yapısı hak ettiğini elde etmiş birine zulüm edemez. Buradaki hak etme kavramının; helal, haram, kul hakkı vb sınırlarla çevrelendiğini belirtmemiz gerekmektedir.

İslam iktisadı ─ Bilindiği üzere iktisat; sonsuz ihtiyaçların sınırlı kaynaklarla karşılanmasını inceleyen, çözümler üreten bir ilimdir.

Tarih boyunca bu soruna kafa yoran insanlar olmuştur. Bu beşeri çalışmalar sonucunda kapitalizm, komünizm vb sistemler ortaya çıkmıştır. Ancak bu sistemler, temelde insanların refahı amaçlı bir düşünce ile yola çıkılarak hazırlansa da, emek sermaye ilişkisinin taraflarından birini rakip hatta düşman gibi görmüştür. Sonucunda sürekli bir çatışma ve dolayısıyla bir kaybeden olmuştur.

Peki, Allah (c.c.), hayatımızın her anını düzenlerken böyle bir önemli konuda nasıl bir sistemi bizlere uygun görmüştür?

Başta Kur’an-ı Kerim olmak üzere Hadisi şerifler ve müçtehitlerin içtihatlarına baktığımızda; dinimizin de bir iktisadi sisteme sahip olduğunu görmekteyiz.

Çok geniş kapsamlı bir konu olan “İslam İktisadını” bir yazıda detaylı olarak ele almak maalesef imkânsız. Ancak bu ilkyazımda, bu sistemin temel felsefesiyle başlamanın yerinde olduğunu düşünüyorum.

İslam İktisadı nın felsefesi; yaratılanların en şereflisi diye tanımlanan ‘insan” odaklıdır.

İslam İktisadı; eşitlikten önce adalet kavramı ön plandadır.

Yani insanın mutluluğunun merkeze alınması ve bu merkez çevresinde ekonomik ilişkilerin şekillenmesidir. Burada dikkat edilmesi gereken husus; emekçi, işveren gibi bir pozitif veya negatif bir ayırımcılığa gidilmemesidir. Zira beşeri sistemlerde ortak önerme, sistemin iki tarafından biri tavizkar davranırsa aç kalacağı şeklindedir ve bu yüzden farklı metotlarla da olsa birbirleriyle mücadeleyi tavsiye etmektedirler.

İslam dininin temel kaynaklarında belirtildiği gibi insanoğlu ve tüm canlıların, yaşadıkları sürece rızıkları Allah (c.c.)’ın teminatı altındadır. Yani; O’nun rızası dışında hiç bir kimse diğerinin rızkını çalamaz!

Diğer bir iktisadi sorun da, ihtiyaçların karşılanmasının ardından ortaya çıkan diğer ekonomik değerler, yani artı değerler.

Bu değerlerin paylaşımında kapitalizmde güçlünün hakkı olduğu savı savunulurken, komünizm ve türevleri ise hepsinin komünist devlete ait olup eşit paylaşımını öne sürmüştür.

İslam iktisadı : eşitlikten önce adalet kavramı

İslam iktisadı : İnsan Odaklıdır (1)

İnsanı merkeze alan İslam İktisadında ise; eşitlikten önce adalet kavramı ön plandadır. Yani ne güçlü kişi ne de bir devlet yapısı hak ettiğini elde etmiş birine zulüm edemez.

Buradaki hak etme kavramının; helal, haram, kul hakkı vb sınırlarla çevrelendiğini belirtmemiz gerekmektedir. Asıl önemli nokta ise; hak ederek de olsa zenginleşen birinin servetinin %100 ünde hak sahibi olmadığı hususudur. Zira İslam’ın beş şartından biri olan zekât müessesi ile bu servetin 40’da 1’lik kısmının fakirlere ait olduğu bildirilmiştir. Bunun yanı sıra “sadakanın” hem bu dünyada hem de ahirette insana faydaları belirtilerek paylaşım oranının arttırıldığını görmekteyiz.

Beşeri sistemler; günümüze değin denenmiş olup insanlığa bir huzur getirmediği gibi iktisadi çözümler de sunamamıştır. Bu noktada komünizmin tüm dünyada geçerli olmasıyla başarılı olacağı” itirazını bir not olarak belirtmenin adil olacağını düşünüyorum. İslam İktisadının ise temel kurallara uyulmasıyla lokal uygulamalarda da başarılı olduğu tarihi kayıtlarda mevcuttur (12. Halife Ömer ibni Abdülaziz zamanında Emeviler’de zekât verilecek kimsenin bulunmaması örneği).

Velhasıl kelam; İslam dininin ekonomik göstergesi yaratılanların huzur ve mutluluğudur.


Bu içeriğe; aksi yönde görüş belirtmek yahut daha da derinleştirmek için “özgürce” cevap verme hakkınız var! – Tıklayın!

Ercan AYİN

1973 yılında Elazığ- Karakoçan'da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimlerini İstanbul'da tamamladı. 1991-1994 yılları arasında İstanbul Üniv. Fen Edebiyat Fakültesi Fizik bölümünde eğitim gördükten sonra 1994-1998 yıllarında Dumlupınar Üniv. Bilecik İ.İ.B.F İktisat bölümünden mezun oldu. Kısa bir süre öğretmenlik ve ardından 13 yıl özel bir şirkette Finans Yöneticiliği görevinde bulundu. Bu süre zarfında birçok site için yazdığı makalelerin yanı sıra, "dbyhaber.com" internet gazetesini yayınladı. Yurt dışında ekonomi ve medya eğitimlerine katılan Ayin, Almanca yayın yapan bir gazetede yazarlık yapmaktadır.

Yorum yapmak için tıklayın

Hemen bir yorum yapın!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

Biraz daha Analiz

Hızlı Dolaşım (!)

Reklam Alanı Kadraj Akademi Youtube kanalı
To Top